Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail

İnsanların yeryüzünde yaptıkları en küçük bir hareket bile aslında evrendeki sonsuz matematiğe dâhil oluyor. Örneğin; bir insan yaşamı boyunca kim bilir kaç adım atıyor? Veya kaç kere nefes alıyor, kaç kere kalbi çarpıyor, saçları ne kadar uzuyor? Bu sorular uzatılabilir ve bütün bu sorular ve cevapları evrenin sonsuz matematiği oluşturuyor. Hayatımızın her alanında etrafımızı saran bu büyük matematik sonsuzluğunu bir nebze olsun anlamak için her insanın matematik öğrenmesi şarttır.

Matematiği öğrenirken iyi bir öğretmenin rolü çok büyüktür. Bu dersi sadece öğretmek değil aynı zamanda sevdirmek iyi bir öğretmenin görevidir. Ancak unutulmamalıdır ki öğrenmede aktif olması gereken, öğretmenden çok öğrenci olmalıdır. Öğrenci kendisini ne kadar zorlar ve öğretmeni yalnızca yol gösterici olarak görür ve o yolda kendisinin ilerlemesi gerektiğini bilirse başarı kaçınılmaz olur. Aksi takdirde öğrenme ve ilerleme de olmayacak ve dolayısıyla başarısızlık doğacaktır.

Kolaycılığa kaçan öğrenciler her şeyin çözümünü ve cevabını öğretmenden beklemekte, öğretmenin anlattıklarını anlamanın başarı için yeterli olduğunu zannetmektedirler. Karşısına çıkan her problemde hocasının anlattığı kalıbın dışına çıkamayacağı için başarısız olacaktır. Karşılaşılan problemi çözebilmek için önce o konuda ve problem tipleri hakkında belli bir bilgi birikimine, matematiği sevgisine, yeterli miktarda çözülmüş ekstra soruya ihtiyaç vardır.

Bir soru çözülemiyorsa pes edilmek yerine tekrar tekrar çözmeye uğraşılmalıdır. Unutulmamalıdır ki zor sorular veya uğraşmanıza rağmen çözülemeyen sorular size çok şey katacaktır. Farkında olmadan konunun genel tekrarını yapmış olacak değişik durumları düşünerek bilgilerinizi sağlamlaştırmış olacaksınız. Bu çabanız sizin hazırcı olmadığınızı göstererek gayretinizi ortaya koyacak ve kendinize güven duymanızı sağlayacaktır.

Başarısızlığın en büyük sebeplerinden bir tanesi de öğrenci bir konuyu öğrense dahi çalışmaya ara verir, geri besleme yapmazsa o konuyu çok çabuk unutmasıdır. Bu problemin üzerinden gelmek için mutlaka konuyu gündemden eksik etmek ve geri besleme yaparak konula ilgili gerekli tekrar ve soru çözümlerinin yapılmasıyla olur. YGS de matematik sorularının ağırlığı LISE 1 konuları olup, temel konuları kapsamaktadır. YGS sınavı bilgiden daha çok bilgiyi yorumlama ve temel kavramlar üzerinde durmaktadır.

Konuları belirli düzeyde öğrenip, temel problem tiplerini kavrar ve bu öğrendiklerinizi unutmaz iseniz sınavda başarılı olmamanız mümkün değildir. Matematik temeli iyi olan öğrenciler daha çok soru çözerek daha çok pratik yapmalıdırlar.

Matematik anlaşılması zor derslerin başında gelmesi dolayısıyla birçok öğrenci sınıf ortamında bu dersi öğrenmekte güçlük yaşar. Bunun sebebi sadece öğrencinin matematiğe yatkın olmaması değil aynı zamanda yanlış eğitim sistemi, yanlış eğitim teknikleridir. Biz matematik özel ders öğretmeni olmanın gayret, fedakârlık isteyen bir iş olduğunun farkında lığıyla her gün kendini yenileyerek öğrencilerimizin karşısına çıkıyoruz. İşini severek yapıp “Daha ne verebilirim ?” düşüncesi içinde olmaya çalışıyoruz. Öğrencilerimizin bazılarının matematiği “öcü” gibi gördüğünü ve ya sevmediğini kabul edip ve onlara olabildiğince anlayışlı, şefkatli yaklaşıyoruz. Birbirinden farklı öğrenme kapasitesi ve yöntemleri olan öğrencilere hitap edecek ders anlatma teknikleri geliştiriyoruz.

Matematik dersini ne kadar sever ve ne kadar çok ilgilenirseniz basarî o kadar çabuk gelir. Unutmayınız ki matematiğin size çok şey katacağını kabul etmeniz, başarılı olmanızda ilk adim olacaktır. Matematik özel ders bu gün ülkemizde istenilen derslerin başında gelmektedir. Matematik özel ders alanında kurumumuzla güvenle çalışabilirsiniz. Çünkü biz bu işi biliyoruz

Her türlü sorularınız için bizi arayabilirsiniz 0 532 258 51 51

Özel Ders Editörü

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail

admin

Yorum Yaz